-
Granola
Merhaba! Granola sever misiniz? Bu kahvaltılık ya da bizim evdeki ara öğünlük, süt ya da yoğurtla karıştırılan fırınlanmış yulafı özellikle kızımla ben çok severiz. Son zamanlarda daha hareketsiz bir hayata sürüklendiğimiz için daha sağlıklı beslenmeye önem verişimiz arttı, o yüzden artık beyler de severek tüketiyor. Benim tarifim; daha kıtır olması için yaptığım bir ön işlem olduğu için belki biraz daha vakit alıyor ama inanın çok lezzetli oluyor. Denemenizi öneririm.
-
Kuru İncirli Muhallebi
Merhaba! Bizim evde çok sevilen, gençlerden öğrendiğimiz bir sütlü tatlı. Canlarım Beril ve Gökçe, master döneminde İstanbul’daki evlerinde çok sık yaparlarmış. Kuru incir sevmiyorsanız, kuru kayısı veya çekirdeksiz erik kurusuyla da çok güzel oluyor. Hatta onları karıştırıp, çeşitli yapabilirsiniz. Muhallebiyi yapmadan bir saat önce kuru meyveleri bütün halde ılık suyla ıslatın, sürenin sonunda küçük küçük doğrayıp hazır bırakın.
-
Tas Kebabı
Merhaba! Neden Tas Kebabı dendiğini biliyor muydunuz? Tencereye yerleştirilen bir tasta pişiyor da ondan. Çok da pratik oluyor, oldum olası tek çırpıda pişen ve sunulan yemekleri daha çok severim. Etin piştiği suya da pirinç koyup, biraz daha pişiriyorsunuz, buyurun size harika bir lezzet. “Yine de ölçülü ve nasıl yaptığını anlat!” derseniz, şöyle;
-
Kandil Simidi
Merhaba! Ben küçükken biz İstanbul’da otururken, kandil akşamları bilirdik ki babam eve Karaköy’den aldığı kandil simidiyle gelecek. O zamanlar İstanbul’un pastaneleri susamlıları ince kırmızı kağıda, çörekotluları ince mavi kağıda yanlış hatırlamıyorsam 6’lı olarak sararlardı. Bana susamlıların tadı bir başka güzel gelirdi. Hoş çocukken sevdiğimiz şeyler tat belleğimizde hep beş yıldızlı kalır. Güzel anılarla harmanlanmış bir tadı bazen şimdiki zamanda kolay kolay aynı bulamayız. Ama inanın bu tarif çoğumuzun aradığı kıyır kıyır, nefis tarif! Bu ölçekle 14 tane çıkıyor, siz evinizin ya da komşularınızın sayısına göre ayarlayın lütfen.
-
Ekşi Maya ile Makine Ekmeği
Merhaba! Ekşi maya sevdasına düşmeden önce çok uzun yıllar boyunca ekmek makinesi kullandım. Evde ekmek yapabilme, makinenin en büyük avantajı sizi hiç yormadan ekmek kokularıyla uyandırması ( saat ayarlı pişirdiği için) çok hoşuma giden şeylerdi. Uzun sözün kısası; evvelki gün eşim de ekşi mayalı baton ekmekleri daha çok sevdiğini söyleyince, acaba makinede yapabilir miyim diye düşündüm, bu tarif böyle ortaya çıktı. Sonuca bayıldık, yumuşaklık, doku, lezzet çok güzel. Dilerseniz benim gibi yapıp saatleri hesaplayın ve ekmeği sabaha pişmeye ayarlayın ki o nefis kokuyla uyanın:) Ekşi mayalı olduğu için makineye biraz müdahale ediyoruz tabii. Şöyle yaptım; Makinelerin içerisinden çıkan ölçek zaten 240 ml.lik Amerikan ölçeğidir. Böyle bir ölçeğiniz yoksa aynı boyutlarda…
-
Yalancı Lokma
Merhaba! Evet yanlış okumadınız, dolmanın sarmanın yalancısı değil bu da lokmanın yalancısı. Aslında tarif demek ayıp olur, bu kadar pratik bu kadar lezzetli bir öneri bende anıları da olduğu için, blogta bulunsun istedim. Rahmetli annem “annemin böreği” diyerek yapardı, varın hesaplayın ne kadar eski bir tarif. Yufka ve yumurtayla yapılıyor, inanın lokmadan ayırt edilmiyor. Üstelik iki gün boyunca buzdolabında durabilir ve iki haftasonu kahvaltısına hazırlayabiliyorsunuz. Üzerine pudra şekeri serperseniz reçelle çok hoş oluyor, “yok ben tuzlu severim!” derseniz, peynir rende serpiştirebilirsiniz. Sıcakken her hali çok güzel. Yapılışını şöyle anlatayım; . Bir yufkaya ( tek yufka 2 kişilik diye düşünebilirsiniz) bir yumurta olarak, yuvarlak olarak zemine yaydığımız yufkaya yumurtayı kırıp elimiz…

















